21 Aralık 2021 Salı

ATLAS 18.5 AYLIK:) En uzun gece

Yine zaman aşımına uğramış olan biz ,ah zormus 2 bebe ,ev,iş ,kendince ? Genelde Sabrı selamet bildiğimden dayanıklılığım son derece gelişiyor ,ama bazen bakıyorum kendimle hiç zaman gecirmemisim ben mi böyleyim sadece,etrafta onca çocuklu iş güç insan var onlarda mi böyle yoooo öyle görünmüyor uzaktan ,belki diyorum ben detaycimiyim ya da sadece çocuk odaklı mi yaşıyorum bu hayatı da kendimle zamana yer yok,bilemedim neyse çok ta konuşsam sussam kapılar yine onlara açılıyor,bugünlerde geçecek diyelim bundan güzel söz iyi gelir mi gelmez:) 
Atlascikom büyüyor Amanda ne güzel büyüyor mildayla kıyasa girmiyim diyorum ama yok ya oluyor o 2.cocuk olmanın kaderi bu , atlasim biraz hareketli ,ve okullu da oldu eylül den bu yana kreşe başladı ,ilk gün kreşe gittiğinde onu bırakmak öyle zor geldi ki sanki demir parmaklıklar ardında bırakmışım gibi hissettim,bir hafta sürdü sancısı hem onda hem bende ,şartlar zemin bunu gerektirdi,ama çok mutlu okulunda güzel zaman geçiriyor eminim ,arkadaşları var hem farklı yüzler öğretmenleri ,etkinlikler ,benimde okul biter bitmez alıyoruz onu çoğu zamanını uykuda geçiriyor gündüz uykuları 14 aylıktan bu yana 1 e düştü yaklaşık 2.5 saat uyuyor fakat gece 10.30 -11.00 uyku saati bizde böyle ,öyle oyuncaklarla pek zaman geçirmiyor canı isterse legolar vs  ,geçenlerde hamur deneyelim dedik sabah akşam masasında hamurlarla oynadı,gerçeğe yakın oyuncaklar ses çıkaran objeler ile uzun süre oynayabiliyor ,anne sütü devam gündüzleri hiç olmadığı için bütün gece takılıyoruz sabaha kadar benimle ,kendi yatagindan hiç hoşlanmıyor yerine yatirdigim an uyanıyor ne hikmetse ,mildamla araları iyi fakat belirli bir süre olmalı fazlası zarara çıkabilir abla ya çok bunaltmamak lazım :) Neyse gelelim kelimelere her söylediğimiz kelimeyi tekrar ediyor en azından söylemeye çalışıyor ,kakası geldiğinde kaka diyor ,yaptırmak istediği şeyi bize elimizden tutup götürüyor,otuuuu diyor yanında oynamamizi istiyor birlikte..çok tatlı karagozlu atlasim ,öğretmeninin adı ne diye sorduğumuzda abük diyor (Aybüke) ,her dönemi başka başka yeni biseylerle geliyor ve bizim mildayla unuttugumuz bu donemleri her defasında hatırlatıyor ,iyi ki yapmışım iyi ki var ,pandemi de büyüdü atlas gitgide bitmeyen uzayan bir virüs bitti bitecek derken yenisi çıkıyor ,okulda maskeli devam ,hayat boyke daha zor belki ama atlas bile yadirgamadan maskeye guluyorsa ,demekki artık içimizde bir uzvumuz gibi bütünleştik onunla?
21 Aralık 2021 en uzun gece den bir fotoğraf,mesela ilk kez mama sandalyesinde böyle oturdu yemekte , uzun uzun baktı ve eye sanırım:) 
Bizden böyle durumlar ,kendimi anlatmıyim şimdilik öyle bişey yok zaten ,ama çok mutluyum böyle bir aileye sahip olduğum için 
Sevgiyle kalın

5 Ocak 2021 Salı

ATLAS 7 AYLIK DÖNGÜ

 belirgin özelliği yeni dişler 25 aralıkta filizlendi yavaş yavaş büyüyor, çok tatlı görüntüsü var 😃dün bugün hareket kabiliyeti oldukça arttı merdivenin basamaklarında gözüne kestirdiği nesneyi almak için bildiğin kıyın kıyın çıktı, bu demek oluyor ki yeni önlemler kapıda 🙃Beslenme ye gelince henüz öyle doyurmak olmuyor zaten anne sütü aldığından yeterince doyduğunu düşünüyorum, ama öyle hazır ki ek gıdaya biz yemek yerken ağzımıza bakıp geviş getirmeler, ıııııııııoooh şeklinde inlemeler istediğini yaptırmak için epey güçlü bir ifade, ıııııııııhhhhh tonlamayı sert sesli yapın😅
Neyse doyuyor ama tadımlık menüleri var tabi: elma püre, yoğurt, yumurta sarısı, patates kabak vs yada bazen biz ne yiyorsak bi parmak ağzına ona yeterli, yoksa çocuğuma o bakışa dayanamaz insan.
Gelelim uykulara bundan 2 ay  önce geceleri deliksiz 3 saat uyur emer yatar bi daha falan düzenli denilebilir düzeyde bir uyku düzeni vardı, şimdi nerde yanımda yatınca eh işte çok uyanıyor mızıldanarak ama diş sancısına veriyorum
Gündüzleri kestirme şekerlik uykusu ama ideal uyku fena sayılmaz, bu arada bunları yazarken ne kadar rahat yazdığımı farkettim 2.çocuk olunca herşeyinle daha rahat tecrübeli oluyosun, daha az endişeli, güzel bişi. 
Pandemi ye gelince tüm sevdiklerimiz covid oldu. Babamız bile ama bunu ayrı bir postta anlatacağım biraz kederli bir yazı olur burda parçalamıyım içimi, şimdilik her şey yolunda emzik te alıyor ama çok düşkün değil uyurken bazen, yağmurlu izmir sabahı bugün hasretle daha kışı devirneden baharı bekliyoruz. 
Sevgiyle kalın 

30 Aralık 2020 Çarşamba

BİR OĞLUM OLDU

Ne kadar çok ara vermişim, instagram sosyal hesaplar çıkalı yiğitlik de bozuldu, mildamon 4 yaşına kadar getirebilmişim burda şiödi 8 yaşında bebeğim, arada kaybolan zamanlar için geriye dönük yazarım notlar neyse ara vermemek üzere ben başlıyım anlatmaya 😃
Oğlum Atlas çok tatlı bir oğlan ablasının deyimiyle Toraman çocuk (iyi ki kitaplar var) Atlas 1 ocak itibariyle 7 aylık olacak bile, hep gülüyor gülsün çocuğum yüzün hep gülsün milda da gülerdi ama az biraz suratlıydı laf aramızda, neyse pandemi falan hiç girmiyorum Atlas 31 mayıs 2020 günğ pazar sabahı sürprizle geldi yollara düştük yollar boş sokağa çıkma yasağı var, hastahane desen bize kapatılmış bebeklerin karışma ihtimali o hiç yok 😃ee iyi gidiyor şimdilik zaten sezeryan olacaktım o geliyor ıkın bekle stresi şu dönemde beni daha da yıpratacaktı derken benim oğlan 11:17 anasına kavuştu ablası babası sonra zaten dedim ya otele gitmiş gibiydik odada da dördümüz kaldık o gece, herşey bi yana gerçekten o anlarımı özlüyorum bilmem neden ama çok sıcacık duygular yaşadım, yağmurlu bir gün elbet ablası gibi, benim mayıs takıntım var herhalde bi de tutturmuş mayısta doğuracağım ven diyorum sürekli, babası
Ablası o da mayıs olsun bilmem neyi düşündüysem öyle ekonomik biri falan da değilim ama bahar olsun istedim demek ki o ruh haliyle, güzeldi herşey iyi geldin ATLAS bize hele ki pandemi de oyuncak gibi ordan oraya iyi ki geldin can eriğim 🙏🏼bi küçük o güne ait bir anı paylaşayım, ben çok yazarım aslında  bunca zaman yoktum ama çok defter bitirdim yazdım hep şimdi buraya da başladığıma göre yazar dururum kolay gelsin hepinize, güzel duygularla okuyana sevgilerimizi güzel enerjimizi yolladık

Sevgiyle kalın 

14 Ekim 2016 Cuma

Milda 4 yaşında

4 yaşını geçeli çok oldu Evet lakin buraya da bi iz bırakalım 😚en güzel yaşıymış 4 yaş, eğleniyoruz konuşuyoruz tartışıyoruz ve hep inatlaşıyoruz, milda bu döneme kadar oldukça sakin bir bebeklik geçirdi, beni üzmeden kendini yormadan :) şimdilerde de biraz asi dediğim dedik bir kız birazda çok bilmiş herşeyi biliyor:) elbet dönem klişeleri üstüne hiç gitmedim gitmiyorum bu yola beraber girdik böyle de gideceğiz :) güzel zamanlar geçiriyoruz işlerimiz hep yoğun daha çok akşam görüşebilsekte onunla aktif oyunlarımız hep var . Böylece o mutlu bende mutlu, okula gidiyor çok seviyor henüz hiç gitmeyeceğim dediği olmadı (2yıllık) genelde okuldan döndüğünde birşey anlatmaz günün nasıldı sorusuna -şu an konuşmak istemiyorum, meşgulüm gibi cevaplar veya sonra anlatırım! Oluyor,.ama gece uyumadan önce tüm rutinler  bitince uyumayı geciktirmek için sana bişey anlatayım mı dan başlıyor anlatmaya,yatakta başlıyoruz sohbete:) bazen şaşırtıyor beni kurduğu cümleler falan o zaman anlıyorum bu kız az konuşuyor ama öz :) sohbeti güzel 👍🏼 tuttum:) 
Ona kahve yapmayı öğrettim bazen kahve içiyoruz:)  
Neyse 4 yaşını okulda yaptık bu yıl, sınıf arkadaşlarıyla olmak istedi,önceleri evde de yapardık 4 gün 4 gece :) bu defa böyle olmadı, özellikle kedili pasta istedi ona kedili pastalar gösterdim içlerinden bunu seçti, oysa bir elsa hayranı olarak elsalı isteyeceğini düşündüm fakat öyle olmadı teyzesi ona parti için tüm materyallerini hazırlamıştı bile, kedi konseptli Doğum günü fotoğraflarımız:)

Bu kedicik 🐱 köpek 🐶 sever duyguları hiç değişmesin dilerim:) bolca kucakladığı kedileri ve güzel dostları olsun bebeğimin:) 
5 yaşına az kala yüne paylaşırım bizden umarım:) 
Sevgiyle

31 Ağustos 2015 Pazartesi

MİLDA'nın 3.YAŞI

Aslında 3 yaşını 3 ay geçtik bile, yine kağıda döküp anılarımızı paylaşalım dedim:) bu yıl 3 yaşın hatrına 3 kez kutladık;okulda, evde, dışarıda herkesin gönlünü alarak kalabalıkça kutlamalar yaptık :) okul dediğim de arada sırada kendi okuluma götürüyordum mildayı, oradaki arkadaşlarını çok seviyor hiç aklımda yokken kendisinden geldi talep:)öğretmenleri de ona harika sürprizler yaptılar🙏 artık 3 yaşında olan milda her istediğini yaptırabiliyor, o sevimli komik hallerini lehine çevirerek kullanmayı biliyor, güzel anılar biriktirmeye devam ediyoruz biz fotoğraflarda hatıra kalsın 😉
Sevgiyle kalın...

14 Ocak 2015 Çarşamba

BÜYÜDÜK (yeni bir yıl )

Milda kuşum artık 32 aylık, onunla geçen zaman ne kadarda hızlı hiçbirşeye yetişemiyorum çalışmaya başlayınca bu neredeyse imkansız hale geldi, bir yandan rutinler ( ev işleri , yemek vs) diğer yandan okul işleri ve ötesi tahta işlerim. Tabiri caizse dağıldım ben!
Elmalı kurabiyemi kreşe vermek için erken olduğunu düşünüyorum bu sebebten ki anneciğim bakıyor şimdilik bazen çandarlıdalar bazende bende, ikiye bölünüyorum göremediğim zamanlarda onu çok özlüyorum ama öyle zor ki bırakıp gitmek aslında mutsuzum... Ama geleceği ile ilgili kararlarıma bakarsam iyi tarafını görüyor daha bi hevesle sarılıyorum işime:) önümüz yaz bu yaz tatilini de atlattıktan sonra onun için en iyi olan şeye karar vereceğim, hem biraz daha büyümüş olacak bebeğim. Biraz değişen özelliklerinden bahsedeyim evladımın; konuşmuyor derken ki yine de sonradan açıldı ama nasılda söylemek istediğini söylüyor anlatıyor ; ama hala altına yapıyor:) söylemiyor ne yapması gerektiğini bilsede bu sanırım şu an işine geliyor😩 evde yaptığım patates ve türevlerini yemiyor, mantı yemiyor, en çok çorba seviyor, balık vs herşey yiyor ama isterse bir de çok inat ne olursa olsun hangi durumlarda olursa olsun hayır deyince herşey duruyor, çünkü çok kararlı bu yönünü seviyorum aslında:)
Mesela tipik takım taraftar konusuna gelince hiç ona bu konuda özel bi çalışma yapılmadı, babasının Fenerbahçeli oluşu kafi sanırım:) ama ben Galatasaraylıyım dediğimde - ben fener diyor, ben gassay gassay Cimbom diye bağırırken o - yaşaaaa fenerbahçee diyor, kararlı tutumunu yerim, amann olsun forması da yakışıyor zati😉
Güzel bişey sorunca bişey konuşuyor çocuk kıssadan hisse de olsa kızımla sohbet 😩 güzelmiş :) şarkılar söylemesi,birde onlara kendince melodiler yüklemesi. Eğleniyor çok😉 her anı yaşayınca güzel öyle eğlenceli ki bazen -anne ben komikimm diyor:) gülüşüyoruz sonra...
Hala hamur oyunlarına bayılıyor, bu aralar bebeklere sardı onlarla çok güzel oyun tutturuyor, zıplamak en güzeli...
Şimdi çandarlıda ve ben trende yanına gidiyorum beni görünce ilk defa gibi herdefasında mutluluktan uçuyor-annem diye sımsıkı sarılıyor.. Zaten insana sadece bu yetiyor..
Sevgiyle kalın...

30 Eylül 2014 Salı

Milda büyüyor:)

Merhaba yeniden yazmayınca mutsuzum aslında ben negzel dertleşip duruyorduk burda, en sevdiğim bloğum ve tabiki arkadaşlarım benim gözümde apayrıdır yeri ama ne yazık ki zamanımı doğru planlayamadım :(
Artık çalışan anne kategorisinde yarışıyorum. Uzun zaman sonra işime geri  döndüm. Mutluyum evet ama birazda buruk, mildamsız saatlerim var falan .. Şimdilik anneannesiyle bu yüzden rahatım. Henüz havalar çok soğumamışken onun rahatınıbozmayalım dedik , hala çandarlıda haftasonları bizimle ama diğer günlerde de yanında olmaya çalışıyorum. Mazeretimiz bundandır yani hayatımız her an yenileniyor :) milda henüz 28 aylık artık kendini ifade edebiliyor, kendi kendine oyunlar falan .. En sevdiği hamur oyunları , resim yapmak ve müzik :) çoğu çocuklar gibi işte eğlenceyi seviyor bilirsiniz çok küçüktü kalem tutar resim yapardı bazı şeyler hiç değişmiyor işte .. Tam olarak ne konuştuğu anlaşılmasa da dediğim gibi bunu güzel ifade ediyor sanırım biraz geç çözülecek dili :) neyse buraya kadar tamam da çişini bir ara söyler gibi oldu bazen tuvalete çgidiyor oturuyor ama oturmasıyla kalkması bir oluyor . - bittii anne diyip kalkıyor sanıyorum belirtiler bakalım seyre daldık şimdilik :) istediği birşey varsa onu kandırmak ne mümkün işte tam bu noktada anladım 2 yaş sendromunu .. Unutmuyor uyusada, yesede, aradan saatler geçsede onu  unutmuyor illaki geri dönüyoruz :) genellikle sakin ve sabırlı bir karakteri var ve net hayır diyor istemediğine ve geri adım da yok, örneğin - hadi parka gidelim  - denize gidelim milda ? Milda dan cevap - ııııı ??? İşte böyle durumlarda kalakalıyoruz!
Uykularımız hala 2 li öğle uykusunu uyuyor, gecede en geç 10 da yatıyor . Uyumadan önce bale izliyoruz ??? Bunu nedense çok seviyor izlerken birlikte uyuyoruz artık :) iştah kısmında hiç zorluk çekmedim bugüne kadar çünkü hep yedi :) ve çoğunlukla dolap başında bekliyor ve hep bir ihtiyacı var :) dondurma gibi ...
Ben onunlayken hiç sıkılmıyorum aslında eğlenceli bir kızım var , çünkü duruma göre hareket edebiliyor monoton değil yani :) e tabi bazen dengesiz de olabiliyoruz beni Halaç pamuğuna çeviriyor :). 
Dedim ya büyüyor gerçekten bu ne hız yetişemiyorum bile ..yazlık kıyafetlerini geçirdim gözden seneyede giyer mi diye ne mümkün hepsini bir bir eledim.. Bir liste çıktı yine bize :) neyse ki teyzesi çoğunu yine düşünmüş ha bu arada bu yaz teyzesine çok alıştı kuzucum, artık resimlerine bile girmeyi başarmışsa ne diyeyim. Anne baba teyse çiziyoruz:) 
Ben daha milda büyürken notlarımı yazacağım devamı da var . Onun için şimdilik bizden bu kadar . Yazının anısına bir kaç fotoğraf karesi 
Sevgiyle kalın :) 
Ve işte çandarlıda geçen günler ... 28 aylık 

17 Haziran 2014 Salı

2 YAŞ DOĞUM GÜNÜ Günlüğü

Doğum günümüzden 1 ay geçmesine rağmen yinede detayları ve notlarımı paylaşmak istedim. Hızla geçen zamana yetişemiyorum. Oysa hamileyken ne çok boş vaktim varmış benim, şimdilerde yeni işler ,mildamın giderek artan ilgi yoğunluğu,içinde bulunduğumuz can sıkıcı toplumsal olaylar en çok ta canımızı yakan genç ölümler...
Miniğimin doğum gününe 1 ay kala hazırlandım bu yıl arkadaşlarıyla evde yapmaya karar verdim, hazırlıklarını bizzat kendim yapmak istedim birazda doğal olsun dedim. Rustik modasına bebek doğum gününe de ekledim, güzel oldu yaparken çok eğlendim ben, gelen misafirlerimize dağıtmak için 2 yaş hatırası  ahşap yazılar yazdım. Üstelik işimin bir parçasıydı. Iyi ki doğdun yazılı bayrakları çuval keserek boyadım, kurdela ile bağladım diktim.2 yaş kurabiyelerini eksik etmedim pek tabiki. Canım arkadaşlarımda ikramlar konusunda beni yalnız bırakmadılar çünkü çoğunu yapabilecek zamanım bile yoktu. Mildanın en çok sevdiği cakepops larını yaptım mesela tamamını yiyip bitiremesede sanırım elinde tutmak hoşuna gidiyor, artık 2 yaşında kızım, defalarca tahmin edersiniz li mum üfledik, alkış yaptık, tam bir doğum günü çocuğuydu o gün, arkadaşlarına iyi bir ev sahipliği yaptı, odasına götürüp sürekli oyun oynama dans etme çabasındaydı kuzum, her ne kadar herkese bebekk diye seslensede onlar anlaşıyor aralarında , 25 aylık oldu bile ama milda hala öyle konuşamıyor 2 kelimelik cümleler kuruyor artık söylediklerimizi yeni yeni tekrar ediyor, sanırım biraz geç konuşacak :) ama 10 a kadar sayıyor şu aralar, sanırım tecrübeli arkadaşların dediğine göre bir anda olucak herşey bakalım artık. 2 yaş sendromu yaşamadık pek çünkü inatlaşmıyorum onunla sadece uykuya direnç şeklinde geçiriyoruz, hala öğle uykularımız var, yaz saati uygulamasına geçince rahatladık biraz. Yemek yeme konusunda zorlanmıyoruz pek çok şükür, zaman zaman iştahsız da olabiliyor elbet ama o kadarını bizde yaşıyoruz:) kendi kendine kaptırınca dakikalarca oyun oynayabiliyor, en sevdiği şey şu aralar boya ve sulu oyunlar 😁 bebeğim benim
Bebeğimin 2 yaş doğum gününden bazı detaylarıda paylaşayım istedim, hem ilham olsun hemde bize hatıra :)

Çok öperiz :) bizden renkli fotoğraflar böyle :) 

15 Nisan 2014 Salı

23.Ay Döngüsü

Bir varmışız bir yokmuşuz gibi.. Öyle hareketli günler geçiyorum ki bu ara, mildam büyüyor,haliyle hareket katsayısı artıyor, arkamı dönsem hep bir şaşırmaca.hergünüm yoğun ve yorgun ama tüm bunlar arasında bile bir hobi edindim kendime tahta boyuyorum, yazıyorum, çiziyorum. Ne zaman fırsat buluyorum derseniz karnım doyuyor, ruhum doyuyor, beynim sadece onu düşünüyor o an, çünkü öyle kötü haberler alıyoruz ki , gidişat!!! Vs bu çok etkiliyor böyle yaparak bir an olsun uzaklaşıyorum herşeyden, niye daha önce denememişim ki diyorum,sadece milda uyuduğunda
Yapabiliyorum,bazende birlikte:) eğlenceli kısmı:)
Neyse mildam 2 yaşına giricek artık, doğum gününü evimizde kutlayacağız kısmetse, onun için eğlenceli olacak bir doğum günü Plan'ım var, arkadaşları ve özgür oyunlar gibi. Diğerleri mildayı hiç ilgilendirmiyor, masaymış, sunummuş, oymuş, buymuş.. Biz işte kendimizce tatmin olalım, renk seçmece falan, ne yapsam falan bi nevi hobi masası :) eh yılda 1 Yada 2 kez böyle masalar kurulduğunu düşünürsen çok ta abartı olmaz.aslında sevmiyorda değilim güzel sunumları, hoşlukları, zor geliyor sadece bazen:) olsun 1+1=2 bişey olmaz. Hazırlık yapacağım işte:)
Aslında bugün yazmayı seçmemin sebebi; resmen dili çözüldü çocuğumun bu zamana kadar elbet söylüyordu bişeyler kendince, mıkırtılar, mırıldanmalar falan ama; hiç söyle milda bu ne şunu söyle dediğimiz hiçbir şeyi tekrar etmiyordu bazı durumlar hariç, bugün resmen çığır açtı hep derlerdi bi anda oluyor diye, gerçi öyle olucak tabi ama işte! Bugün kek yapımında kullanılan tüm sözcükleri tekrar etti, bi nevi tarifini verdi çocuğum, beraber yaptık..
Mesela gözlemliyorum öyle 2 yaş sendromu erken girme durumları yaşamadık pek, çoğu zaman uysal sma bazen dediğim dedik, mühim olan o noktada inatlaşmamak ve üstüne gitmemek, öyle olunca yormuyor, üzülmüyoruz :) ağlarken yanına gidip ona neden sormaya kalksam ağlama davranışını daha da arttırıyor, o yüzden kendinle başbaşa bırakıyorum,sonra sakinliyor:) tercihleri oluyor, menimm diyor   Herşeye ama onun olanlara gerçekten, sağolsun benim olan birşeyi kim giydiyse Yada taktıysa benim adıma sahipleniyor , bir bir bana getiriyor hepsini:)
Yemek ve uyku düzenimiz çok şükür ki gayet iyi:)yemek seçmiyor pek fazla kerevizi bazen çıkartıyor bende suyuyla idare ediyorum. Domates yemiyor şimdilik, yemediklerinden çok , çok sevdiği şeyler var, yoğurt gibi, çorba gibi mesela :) 
Günlerimiz hep bir koşuşturmaca halinde geçiyor, şimdi 2 yaş derken belki okul falan bakıcaz artık, bu arada oyun grubuna da gittik biz, çok iyi geldi ona, çok sevdi, bıraksam kalıcak o derece yani, şimdi haftasonu hareket eğitimine götüreceğim. Bakalım neler yapıcak ??? Bizi özleyen dostlarımıza da şimdiden çok. Selam olsun, aklımdan hiç çıkmayan isimlerim var burda benim, onlar kendini bilir , öpüyoruz sizi çok, daha yazacaklarım çok, biriktirdim , daha doğum günü olucak falan...
Sevgiyle kalın...

Bu arada deniz sezonunuda biz böyle açtık:)

21 Ocak 2014 Salı

SOKAK ÇOCUĞU OLMA YOLUNDA:)

Geçen hafta sonu çandarlıdaydık malüm orda olunca mildanın keyfine diyecek yok, bu bakımdan biraz şanslıyız galiba😃 
Ben çocukluğumu sokakta doyasıya oynayan biri olarak kızımında bundan yoksun olmasını hiç istememiştim, çandarlıda mildam için herşey var: deniz, kum, çamur, ve köy havasının az da olsa halen hükmünü sürdüğü bir belde, herkes birbirini tanıyor,çoğu yazlık anlayışıyla yaşamaya dirense de o itici ve kendini bilmez teyzelerin varlığı,herşeye burnunu sokan bilmiş tavırlara inat biz çocukluğumuzu yaşayacağız, gerçi eskisi gibi prim yapmıyor artık bu bilgiç şirinler! Aman konuyu dağıtmıyım şimdi.
Mildam büyüyor elbet geçen hafta yağmurdan sonra su birikintilerinin bizi tahrik etmesi sonucu, giydik çizmelerimizi şılap şulop oynadık, milda öyle mutluydu ki bir o birikintiye bir diğerine derken hopluyor zıplıyor, sonunda dengesini kaybedip suya düştüüü:) ah surat tabi şaşkın:) kalktı , etrafa baktı:) düşünce bişey olmuyormuş deyip ellerinin üstüne kendini bırakıverdi:) bir bana bakıp yayannn! Diyor diğer yandan hopluyor:)
Kendimi gördüm, o oyun onun için öyle tatlı ki, hiçbirşeyde yok tadı:)
Bu arada bu aralar YAĞMURLU BİR GÜN  adlı kitabımız var onu da okuyoruz, TÜBİTAK yayınlarının orada geçen hikayeninde bir nevi uygulamasını yaptık, şimdi kitabı ne zaman okusam ona ayakları durmuyor yerinde çizmelerini gösterip, çoraplarını çıkarıyor:) 
Yaşayarak öğrenme diye buna derler:)
Zaten burdayken deniz kenarında da kumların içine uzanmak, ellerinin o kum yığını arasından çıkışını izlemek en güzel keyfi:) bir de köpek, kedi dostlarımız var bizim bazen balkondan bazen yanlarına gidip onlara ekmek vermek de ayrıca bir sorumluluk:) annesnnesiyle yapıyorlar bunu daha çok:)
Allah'tan öyle titiz ve tirmil biri değil anneannemiz :) mildanın evi dağıtması, dökmesi, kırması , halının orta yerine dökülen yiyecekler , onun gelişiminin bir parçası olduğunu düşünen bunları yaparsa öğrenir diyen anneannemiz var, Allah'tan yani:) kahvaltı hazırlıyorlar mesela; annem veriyor mildaya bardakları arada birbirine vurarak masaya götürse de risk almadan öğrenilmez diyor:) öyle ya risk almak lazım bazen; tehlikeye atacak durumlar dışında tabi:)
Şimdi bol güneşli günleri bekliyoruz izmirde,daha çok doğal yaşam oyunları için,sağlıkla geçsin günlerimiz ,sevgiyle dolsun içimiz diyoruz:)



19 Ocak 2014 Pazar

ANNE SÜTÜNE VEDA

Epeyce oldu aslında veda edeli :(biraz emin olmak için bekledim yazımı yazmayı
Mildam şu anda 20 aylık, bu kararı evet ben aldım elbet ama onunda bu sürece katılmasını birlikte hareket etmemizi istememden dolayı kademe kademe bırakmaya karar verdim, 18.5 aylıkken başladım ben biraz zor tarafından girdim bu yola; gece emzirmelerini keserek:( ama sandığım gibi de pek zor olmadı, o gün gündüz emzirmiştim ve ona artık büyüdüğünü sütünün bardaktan içmesi gerektiğini söyledim. Akşam yatarken bir bardak süt içirdim (bu ana kadar hiç takviye süt vermemiştim) gece yarısı malüm kalkınca istedi ve ona e annem sen büyüdün ya ?demiştim,sana !bardaktan içtin dedim,yarın bakarız yine ,bende süt olursa içersin dedim. Gayet olgunlukla ;tamam mı? Dediğimde tamam der gibi başını salladı, uyumaya biraz zor geçti biraz kıvrandı o gece ama kararlı olmalıydım, tutarsız davranmadan kararlılıkla sürdürecektim artık!
Ertesi gün gündüz 1 kez emzirdim, geceden başlamamın bir sebebi de gündüzleri daha kolay atlatabilmek, oyun saatleri, yemek içmek derken daha kolay olacaktı.o yüzden zor olandan başlayıp kolaya doğru bir yol izledim. Hem değişken zamanlarda verebilirdim ona:)
Ikinci gece yine aynı tekrar istedi ve bir hafta kadar böyle direndik biraz ama 1 hafta boyunca geceleri hiç emzirmedim. Ikinci hafta gündüzleri hiç vermedim belki o hafta 2 Yada 3 kez gündüz emdi bi ara gece de verdim ama şöyle diyerek ;-bakıyım belki sütüm vardır varsa hemen senin dedim:) güldü bu fikir bile onun için çok güzeldi, verdim gülerek  mutlulukla emdi. Onu strese sokmak istemiyordum hep tepkilerini ölçtüm, bi gün çok tokken sordum kendim teklif ettim yani, istermisin diye istemedi, artık 19 aylık olduğunda ise değişken zaman aralıklarında emzirdim.ama her gece yatarken 1 bardak sütümüzü mutlaka içiyorduk yine istediğinde ki bu artık çok azalmıştı, Nalan da süt kalmamışşş, bitmişş bak sütlerimi ben bardağa koydum , artık bardaktan içiyorsun çünkü büyüdün diyerek her defasında bıkmadan yılmadan anlattım:) ve her defasında başını sallayarak onay veriyordu bana kuzum:) gündüz ve gece uykularında hiç bir değişiklik olmadı bu süreçte, oradan anlıyordum mutlu olduğunu, ağlamalar huysuzluklar hiçbiri yoktu. zaten bunlardan birini farkettiğinde duruma devam etmek olanaksızdı, benim için burada onunda bunu isteyerek birlikte üstesinden gelmekti, daha da gecikmek istemedim bu dahada zorlaştıracaktı işimizi, ama hazır olduğunu bebeğinizin hazır olduğunu hissetmek çok önemli bu noktada çünkü benim kızım normalden daha az emmeye başlamıştı bırakmasının daha kolay olacağını düşündüğüm için elveda dedik:) 
Günler bazen gece bazen gündüz ara ara devam ederken artık gece uyandığında istese bile annecim sütümü bardağa koydum deyip gece yarısı doldurduğum bir bardak ılık sütü başucumdan ona uzatıyordum:) içiyordu lıkır lıkır :)
Ve artık ikimiz için son a gelmiştik, artık yaklaşık 2,5 haftadır hiç bir şekilde emmiyor istemiyor bile, gece yarısı sütüde yok sadece gece yatmadan 1 bardak süt içiyoruz o kadar!
 Emzirme denen bu şahane duygu her ne kadar anne ve bebeği arasında anlatılmaz bir bağ kursa da vedaları da o bağın içinde sonsuz sevgiyle kurulan bağ sadece size özel yaşadıysanız bu ana kadar, bebeğinle de o denli rahat konuşuyor ve uzlaşabiliyorsun bu net!
Sandığımız kadar karışık bir durum değil oysa; eğer bebeğiniz buna hazırsa zaten gerisi daha kolay oluyor, herşeyi gayet iyi anlıyorlar, mühim olan kararlılıkla sürdürmek, onu strese sokmadan istediklerini yapmasını sağlamak, ben hiç tasvip bile etmediğim o geleneksel korkunç yöntemleri hiç aklımdan bile geçirmedim doğrusu, bunu yapacağıma uzun süre daha emzirir, bir gün onun bırakmasını beklerdim, çünkü onunla bu güzel ve özel bağımızın bu şekilde kopması onda yaratacak bir travma etkisini düşünemiyorum bile, en azından ben böyle düşünüyorum. Vedalar da hatırlanır elbet, tıpkı başlangıçlar gibi !!!
Artık emzirmeye veda demişken aramızdaki iletişim de gitgide çılgınlaşıyor, konuşmaya çabalıyor, onu anlamaya çalışıyorum. Çoğunu anlamlandıramasamda biz ona gülüyor,ve birbirimizi anlıyoruz. Emzirmeyi bırakıınca hiç öyle duygusal durumlarda yaşamadım  açıkçası çünkü ben emzirirken bu mükemmel duyguyu sonuna kadar yaşadım, ona yararı oluyorken anlamlıydı, ben ancak o zaman fayda sağlıyordum ona, bu nedenle veda ederken biz iyiydik, mutlu ayrıldık , mantık ayrılığı yani :))
Neyse tamamen şahsi fikirlerim olup bir gün eğer kızım da bu yaşantılardan geçeçek olursa elinin altında gözünün üstünde olsun istedim bu notlar... 
Velhasıl büyüyorlar gerçekten emmeyi bıraktığında sanki bebeklikten çıkmış gibi oluyorlar evet. Işin bu kısmı var işte hiç büyümesinler ama maalesef ki koşarak büyüyorlar hemde:(
Bizim veda hikayemizde bu darısı sizin başınıza :) anahtar kelimeler kararlılık,anlayış,empati bu çok önemli:) alışkanlıklardan kurtulmak zaman ister biraz, zordur yani...
Fotoğraf durumla pek ilgili gibi gözükmesede Büyüdü onun resmi :)


6 Ocak 2014 Pazartesi

20 AYLIK OLUNCA :)

Bebeğim 20 aylık oldu bile, kilo ve boyu gelişimi doğrultusunda normal artık ölçmek zorlaştığından net rakamları yazmıyorum. 
Ayakkabı numarası 21 bazen 22 giyiyor:)
Şu sıralar neyle oynadığı belli değil; bebeğiyle Mış gibi yaparak oyunlar oynuyor bazen yanında da olsam beni unutuyor, arabasına bindiriyor ( cici annesinin yeni yıl hediyesi) ama daha çok kendi binmek istiyor. Şimdi yeni bir uyaran ilgisini çekti ama yakında bırakır. 2 3 ay sonra yeniden daha anlamlı hale gelicek biliyorum.
Daha öncede yazdım oyuncaklar hep takas durumunda çoğunu kaldırıyor, yeniden çıkarıyorum.mesela müzik aletlerinden çok haz alıyor, ksilafon seviyor, gitar vs. Bana da marakasları sallamak düşüyor:) ben şarkı söylüyorum o Mış gibi yapıyor yine, ama nakaratlarını söylüyor, en sevdiğimiz şarkı bimbambom ve oradaki hahhah hahhh kısmı:) burayı iyi söylüyor, eğleniyoruz:)
Kulaklık merakı;dinlemek istiyor,şarkıları çok seviyor aslında en fazla vakit geçirebildiğimiz eğlendiğimiz kısım bu,gelelim lego lara pek ilgisini çekmiyor oynamıyor onlarla, bloklarını daha yeni yeni üstüste koyup deviriyor, öncesinde de şimdide biz yapalım o bozsun du, yani yap boz da işin hep boz kısmında milda:)
Evde ona farklı olsun diye aktiviteler yapmaya devam etsemde çoğu zaman o ne istiyorsa onu yapıyoruz, daha çok hareketli araba sürmeler, taşıma aktiviteleri, şimdi bu ara çadırını kurduk ( teyzesinden) zaten ona hiçbirşey alamıyorum desem yeri çünkü ne varsa oyuncak, kıyafet teyzesi önceden yetişiyor, milda sana bunu kim aldı - nuu diyor,(nurdan) adını öğrenmemesi de mümkün değil bu durumda:) sağolsun, teyze anne yarısı tam anlamıyla bu olsa gerek benden önce düşünüyor, sevgiside bir o kadar yoğun:) uzakta olunca daha bir başka tabi, özlemle geçiyor günler..çadır demiştim herşeyi oraya taşıyor, bebeklerini orada uyutuyor, yediriyor vs..
Bana ilk kez 26 Aralık ta anne dedi. Adım hep yayan dı, hala yayan diyor ama bazende anne diye sesleniyor, öyle alışmışım ki yayan demesine anne deyince değişik oldu biraz:)
Uykularımız hala düzenli sayılır kısmen:) sabahları 8:30 kalkıyor öğlen en geç 13;15 e kadar uyutmuş oluyorum 2 saat uyuyabiliyor, akşam da 21 30 yatıyor, tabi çoğu günler sekteye uğrayabiliyor bu saatler! Herzaman düzen aynı değil!
Yatmadan önce rutinlerimiz var: önce alt değişimi, bir bardak süt içimi,diş fırçalama,ve yatakta kitap okuma:) sonra uykuya geçiş, çoook uykusu varsa kucağımda ben ona okurken uyuyor ehh işte uykusuysa ninniye geçiyorum ve gözler yavaşça küçülüp kapanıveriyor;)
Dişlerine gelince 16 tane var 1. Azılar alt üst hangi ara çıktı anlamadan geçti, şimdi 2. Azıları bekliyoruz. Maşallah çok güzel ve düzgün dişleri var. Ama hala onu bir diş doktoruna götürmedim, ilk işim bu. Ikincisi bir ortapedi uzmanına ayaklar biraz içe basıyor gibi, gerçi en kötüsü bile 5 yaşına kadar düzelebiliyormuş, bunun için de çok geç kalmadan gitmem gerek, bir ara çok hastalanıp epey travma olucak onda diye doktor ve hastahanelerden uzak tutmak istedim, çok ağlıyor ve biliyorum canı yanıyordu, ara vermek iyi geldi, şimdi zamanı diye düşünüyorum.
Tek kelimelik bir sürü şey söylüyor çoğu nesneyi kendince anlamlandırmış ama bazen anlamıyorum haliyle, mesela hangi şarkı söyliyim diyorum- deçekebe diye birşey şimdi ne bu, öyle de çok şarkımız var ki:)))
Sıcaktan pek hoşlanmıyor,kızarıyor hemen yanaklar,terliyor küçük çapta, o yüzden hiç yün giydirmedim mesela ben doğduğundan beri,böyle daha rahat! Yün kazağı hiç yok!
Tercihleri oluşuyor yavaş yavaş evde giydiği çizme peluşları yerine mor ayakkabısını giymek istiyor. Tişört lerinde de durum aynı, zorlandığım giymesi gereken zorunlu hallerde de seçenek sununca işim kolaylaşıyor:)
Ayrıca bir enerji bir enerji koltukların arka yüzünden tırmanıp atlıyor, bugün ayakkabılıktan topuklu ayakkabılarımı çıkarıp giymemi istedi ve oturmadan dans etmemi üstelik birlikte:) çıkardıkça geri getiriyor, yine aynı şeyleri tekrarlıyoruz. Çöp kovasına çöp atmak en asli görev, seviyor:) 
Üstelik çok ta komik puhaa şeklinde gülüyor gerçekten komik bişeye:)) değişik bir sürü mimik, fotoğraflarını koymaya kıyamadığımdan çok eklemiyorum ama acayip mimikli bir kız:) benden değil bu yetenek onu biliyorum:( 
Neyse diyelim bitirirken herşey neyse ki yolunda hala öyle hırçın bir kızım yok elbet inatlaşmalar dediğim dedik durumlarımız var ama verdiğim tepkilerle ona yaklaşım makülse bu durumun geçici olduğunu bilerek davranırsak hiçbir problem kalmıyor, kalıcı izler oluşturmadan duruma geçici çözümler bulabilmek! Mesele sadece bu! Çocuğun çocuk olduğunu unutmadan ve bunu doyasıya yaşatarak:))
Sağlıkla ve huzur dolu bir yıl olsun hepimize bütün insanlığa.. Samimiyetle kurulan dostluklar olsun, neşe olsun, sevdiklerimiz hep bizimle olsun.. 



27 Kasım 2013 Çarşamba

MİLDAYLA HAYAT NASIL GEÇİYOR?

Çocuklu hayat öyle göründüğü gibi hep neşe bol kahkaha, sürekli aktivite yoğunluğu, ay şunuda öğreteyim aman buraya gitmesinler falan değil işte! 
Tüm bunlarla boğusurken bir yandan devam eden hayat öte yandan bir ev var tüm sorumluluğuyla sana bakan .ne kadar yardımcın olsa da herşeyin önce senin elinden geçmesi gerekiyor.bazen isyan ediyor bazen gülüp geçiyorsun yaşadıklarına,çocuklu hayat insana herşeyi yaşatıyor, bazen küçük çapta bilinç kaybına bile sebeb olsada:)))
Arada kendine zaman ayırabilmek gerek, sıcak kahveyle şöyle uzanıp bir film izlemek Yada en sevdiğin hobi işlerini müzik dinleyerek yapmak veya en sevdiğin kitabın arasında gömülüp kalmak! Eh buna ihtiyacın oluyor elbet bu isteklerde en çok çocuğun büyümeye kendini artık ifade edebildiği noktasında doğuyor, çünkü minicikken onsuz hiçbir yere adım atamayacağın gibi kendine vakit ayırmanın ne demek olduğunu bile bilmiyorsun.
Şimdilerde bile aslında buna ne kadar ihtiyaç duyuyorsamda tüm arzu ettiğim şeyleri o uyuyorken yapmaya çalışıyorum.çünkü o minikken uykusuz gecelerimin açık arasını onunla birlikte uyuyarak kapatıyordum. Artık geceleri iki kez bile uyansa beni yormuyor yahut ben bu düzene alıştım:) o uyurken öyle işler yapayım aman ortalık derli toplu olsunda gelen giden olur olayına hiç girmiyorum doğrusu, dedim ya çocuklu hayat işte, evimiz tamamen ona uyarlanmış durumda her odada bir köşe ona ait oyun alanıyla dolu, veya o istediği zaman herhangi bir köşeyi kendine çevirmeyi gayet iyi beceriyor . Memnunmuyum evet çünkü kendi kendine oyun oynama alışkanlığı kazanırken bir yandan hayal gücünü kazandığı yeni deneyimler ediniyor.
Bu sebeble bir gün çocuk olmaktan çıkacak gerçeğini gözönünde bulundurursam; şimdi dilediği gibi oyunlar oynayıp evi kendine oyuncak edebilir, elbet kuralları aşmadan işin sınırlar boyutunu ona öğreterek ki bu zamanla çok işe yarayacak:) tamamen izin verici ebeveyn konumunda olursak sanıyorum ipin ucunu çoktan bırakmış oluruz.
Çocuk yetiştirmek gerçekten bir sanatmış ,düşünüyorum bazen annemi bizi büyütürken kimbilir hangi duygularla büyüttü. Hayal kırıklıkları varmıydı, üzüldüğü şeyler vardı da o an bize nasıl davranıyordu ?elbet o zamanlar şimdi ki gibi herşey elinin altında değildi, okumak istese de bunları uygulayıp anlatacak zamanı varmıydı ? Yada tüm bunları anlayışla karşılayan birileri. Çok zordu elbet herşey ama çocukluğumuzdan aklımda kalan tek şey biz mutlu bir aileydik, babam komik kişiliğiyle bize renk katardı, gülerdik:) çoğu zamanım sokakta oyun oynayarak (ki öyle böyle değil) geçirirdim. Doyasıya oyun. En önemlisi de  bu değil mi zaten? Üstümüz kirlendiğinde annem hiç kızmaz aksine yeniden bembeyaz elbiselerimizi giydirir sokağa gönderirdi, onu diyorum işte anne olunca başka gözle bakıyorsun herşeye, aileni daha net tanımlıyorsun, en merak ettiğin annenin duyguları ne hissettiği:) 
Şimdi zaman o zaman değil elbet biz kendimize fırsatlar yaratmaya çalışırken benim annem o fırsatlar gelsede ev işleri vs.herşey hand made:) bu durumda daha ne beklenebilir ki?
Yazı çok uzar daldan dala atladım sanki, e  laf lafı açıyor işte ne yapayım?
Neyse şimdiki zamana döneyim asıl olan iç huzur, bu huzuru daim kılmak için; önce içinde bulunduğun duruma alışmalı, sevdiğini söylemeli,küçük mutluluklar yaratmalı,çocuğunla oyunlar oynamalı, ona güzel sözler söyleyip nasılda güldüğünü izlemeli, yanında mutlu olduğun kasılmadığın güldüğün dostlarınla vakit geçirmeli, dedikodu yapmamalı,sabahları gülerek uyanmalı falan diye uzar, e bunları böyle yaparsan çocuğunda sana benzer seni böyle tanır çünkü, iyi tanıt, iyi ifade et kendini.. Ne isek o'yuz...
Biz kızımla keyifli vakit geçiriyoruz.dedim ya herşey elbet güllük değil ama sonuçlarını düşündüğünde herşey birden normalleşiyor, daha önceki yazımda da kurdum bu cümleyi ben kızımdan sonra sinirlerimi aldırmış gibiyim. Okuduğum kitaplarda çok etkili oluyor, içselleştirerek sindire sindire okuyorum.''arada çocuğunuza vurma dürtüsüyle karşı karşıya kalırsanız;ellerinizin üstüne oturun, yastığı ağzınıza kapatıp bağırın ,derin nefes alıp ona kadar sayın,bir arkadaşınızı çağırın sıkıca ağlayın''diyor kitabında Aletha solter! Ben bu gibi durumla henüz karşı karşıya kalmadım, ama başıma gelirse ki zaman bu. Aklımdan asla çıkarmayacağım bir alıntı.
( kızıma da not: bu yazıyı okuyup anlayacak olgunluğa geldiğinde seninle o an aynı hisleri paylaşıyor olmamız benim en büyük zenginliğim)
Seni seviyorum..




26 Kasım 2013 Salı

ARKADASIM NİL'DEN


Ah ne ayıp ettik biz,blog da tanıdığım mildayla aralarında sadece 1 hafta olan Nil 'den gelen hediyelerimizi ancak paylaşıyorum çünkü içimde kalmıştı yiyip bitiriyordu resmen beni, buraya not düşmem gerekliydi.güzel ve iyi dileklerle tanıştık burdan. Kalben tekrar teşekkür ediyorum. Mildam herbirini çok sevdi. Özellikle şapka seven bir kızım olduğundan yazın hiç çıkarmadık:) 
Tekrar çok teşekkür ediyorum.http://encoknil.blogspot.com tatlı anne ve kızına..  Teşekkürler Gül :)
Sevgiler bizden







20 Kasım 2013 Çarşamba

MONTESSORİ

MONTESSORI METODU isimli kitabı almam, okuyup anlamam sindirmem çok zaman almadı elbet, önce merakla başladı heryer montessori eğitimi,aktiviteleri ile dolu bir eğitim olarak karşıma çıkınca, kitabı okuduğunuzda aslında bize hiç uzak olmayan, daha çok günlük iş becerilerine yer veren,içinde sert anlayışları da barındıran eleştirilen yönü oyunu çocuklarda  pek sıcak bakmayan tarafı olması mesela;oyun , çalışmak kadar önemli değildir.çünkü öğrenmek için duyarlı dönemler arasında, amaçlara ulaşma fırsatlarına harcayabilir.diyor montessori ;bu nedenle fantezi,dramatik oyun,oyuncak bebekler, bloklar ve minyatür oyuncaklar montessori sınıflarında yokmuş.Kitapta sıralanmış,bunun yanında bizlerinde bildiği j.j rousseau'un özgürlükçü eğitim anlayışı maria montessori ile harmanlanarak verildiğinde ortaya epey doğaçlama bir eğitim anlayışı!
Burada anne olarak sizin ne yapabildiğiniz, ne yapabileceğiniz ve çocuğun istek ve arzularına bakarak onu köreltmeden uygun çevreyi ona hazırlayabilmektir. Kitap iyi bir yol gösterici   Ve iyi bir danışman oluyor size:) istek ve arzu kısmına bakılırsa her iki eğitimci de paralel gidiyor. Elbet ayrıştıkları noktalarda var! 
Öyle ki; çocuklar söylenenleri birileri söylediği için değil,anladığı için bilmeli;başkasının keşiflerini öğrendiği kadar kendisi de keşif yapabilmelidir.
Montessori de ilgilenenler belki bilir çocuğun ruhsal özgürlüğü kadar fiziksel özgürlüğü de önemlidir.bu sebeble çocuğun kıyafetleri, yatağı onun özgürce hareket edebilmesine olanak vermelidir.çoğumuzda belki farkında olmadan bu düzen içerisinde yetiştiriyoruz çocuklarımızı, çoğu gündelik işlere dahil edip beceri geliştirmesine, tüm duyularını çalıştırıyor, farkındalıklar yaratıyoruz. Tüm bunları yaparken çocuğun yaşını, sağlığını,yeteneklerini olduğu gibi kabul etmeyi öğrenirsek ileride kendisinden başka hiçbir rehbere muhtaç olmayacaktır.
İşte tam burada kitapta montessoriye göre yetişkinlerin yaptığı gereksiz yardımları çocuğa verilen bir zarar olarak görüyor! Benimsediği anlayış bu tek cümlede zaten çok açık: 
KENDI BAŞIMA YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM ET!
Evet bu cümle bizim için önemli evde Yada dışarıda günlük hayatta bu felsefeyle ilerlersek aklımızdan çıkarmayıp onlara en büyük iyiliğin en önemli adımını çoktan başlatmış oluruz:)
Tüm bunlara rağmen ben hiçbir şekilde hiçbir şartlarda tamamen montessori çocuğu yetiştiremem. Bunun için koşullar elverişli değil pek tabi şartlarda :)Eğitimci olarak benimsediğim yaparak ve yaşayarak öğrenme metoduyla , tüm bu bilgileri ( ki kitap çok açıklayıcı ) harmanladığımda kendime ve çocuğuma özel bir eğitim anlayışı Çıkıyor.montessori de uygulanan duyu çalışmalarını gerekli görüyor ve çoğu  uygulamalarını zamanı geldikçe yaptırıyorum.sırf yeni uyaranlarla karşılaşsın ve neden sonuç ilişkisi kurabilsin diye, montessori de olduğu gibi şu an için çoğu oyuncağını ortadan kaldırdım ama bazı bebeklerini değil, bana göre çocuğun bir hayal dünyası olmalı ve onu yaşayabilmeli aksi halde yaratıcılık ve problem çözme nerde kaldı!
Ben şimdilerde ki hergün değil buna yetişmek hem güç ve sabır ister hemde çok geniş zaman, çocuğun hazırbulunuşluluğu da tabi. Zaman zaman  aktiviteler yapıyor, ona yeteneklerini keşfedecek, eğlenicek oyunlar hazırlıyorum. Kimi eğitici kimi öğretici. Oyunları oynarken hiç konuşmadan ona sunuyorum onun ilk neler yapabileceğini görmek için, sonrasında zenginleştiriyoruz tabi:) zaten evde tüm gün birlikteysen onunla vakit geçirmek,eğlenceli oyunlar oynayıp hazırlamak sana heyecan veriyor.hatta çoğu zaman yapacaklarımla hiç ilgilenmiyor dinlemiyor gibi yapıp başka eşyalara yöneliyor; benim çamaşır çekmecemdekileri boynuna asıp gezmeler, eline kalem geçirip ellerini boyama, tencerelerin hepsini bir bir yere indirip içine ıvır zıvır koyup yemek yapmacalar vs.diye uzayıp gider;)kısaca oyun oynuyor işte! Ve bizde tam burada;
Onları bir kalıba sokmadan özgürce hareket edecekleri ortamları sağlayarak mutlu bireyler yetiştirmek bizim en aslı görevimiz oluyor.Durum böyle olunca gülüyoruz elbet mutluyuz çünkü. 
Ha bu arada itiraf edeyim eskiden biraz sinirli bir yapım vardı evet!ama mildamdan sonra gerçekten sinirlerimi aldırmış gibiyim! Iyi ki de geldin hayatımıza kurabiyem benim:)
Belki biraz uzun bir yazıyla anlattım ama kitap montessori meraklıları için çok aydınlatıcı ve açıkça eleştirilen yönüyle, okullardaki eğitim sistemiyle herşeyi kapsıyor,diğer düşünürlerin eğitim anlayışına kıyasla herşey ! Kitabın yazarı eylem korkmaz 'ın dediği gibi alternatif yaklaşımlar arayışında olan aileler için okunabilir.iyi bir rehber en azından montessori yi daha iyi anlamak!
Bir sonraki yazımda ki inşallah bizim evin düzeni adlı kısa hikayeyi yazarım diyorum.:)) 
Sevgiyle kalın :)

18 Kasım 2013 Pazartesi

18 AY AKTIVITELERI 1

Artık malüm yavaş yavaş oyun dönemine giriyoruz ve ben yine evdeki materyalleri kullanarak oyun yaratıyor onunda ileriki dönemlerde çoğu materyalleri bu şekilde kullanıp yaratıcılığını, zihinsel ve fiziksel duruma en iyi şekilde hazır olacağını düşünüyorum. Bu tip oyunları hazırlarken çocuğuma hiçbir şekilde direktif vermeden önce neler yapabileceğini ölçüyorum ve sonunda ona aferin, alkış gibi ödüller verince daha çok motive olmasını sağlıyorum,sonrasında ben sadece rehber olarak ona hiç konuşmadan başla bir oyun gösteriyorum sadece 1 kez ve onunda bunu yapmasını sağlıyorum:) evet bu çok eğlenceli ;) mesela burada beyaz eşyadan çıkan köpükleri atmadan evvel ponponlarla mini golf yaptık.bir çubuk yardımıyla
Ardından tüm deliklere ponponlarla doldurdu, sonra ters çevirip ponponları bulduk vs, ve daha pek çok oyun yaratılabilir.

7 Kasım 2013 Perşembe

BİR BUÇUK YAŞINDAYIM :)

Ah annesinin elmalısı hemde kurabiyesinden,ah!
Şimdi gelelim ne yaptığına,çok sonraları yazım hikayeye dönüşecek belki de kimbilir?
Öyle çok fazla kelime söylemiyor ama ne yapılmasını istiyorsan gayet net ifade ediyor,hiç olmadı elele tutuşup gidiyoruz.
Oyuncaklar zaman zaman ilgini çekip dakikalarca tek başına oynuyorken bazı zamanlar hiç onlar yokmuş gibi davranıp benim elbise dolabımdan herhangi bişeyleri kafandan geçirip,ve onu unutup öylece dolaşıyosun :)
Kendi başına yemek yeme en büyük zevkin,bırakıyor çoğu zaman kendin yiyorsun
Banyoyu hala çok seviyor,güzel vakit geçiriyoruz orada :)
Uykularımız çok şükür ki hala ilk günkü gibi,öğle uykuları tabiki Bir'e düşse de en az 2 saat uyuyor,geceleri  en en erken 20:00 en geç 21 :30 uyuyorsun,gündüz uykusuna bağlı olarak:)
Baba aşığı bir kızım var,biz haftalık eğer evde babamızı yalnız bıraktıysak babasına kızıyor resmen,skype görüşmelerinde resmen tavır alıyor ki sürekli babaaa babbaaa diye dolaşırken,resmen sırtını dönüyor telefona!
Hala anne sütü alıyor ve ben bundan hala zevk alıyorum,çok hasta olduğu geçen ay öyle işime ve işine yaradı ki bize resmen merhem oldu diyebilirim
Tuvalet konusunda da hiç acele etmiyorum ama yavaş yavaş kaka geldiğinde gösteriyor,tuvalete oturalım istersen dediğimde oturuyor,yapmıyor ayrı mesele ama bu hoşuna gidiyor :)
Hergün olmasa da çoğu zaman evde etkinlikler hazırlıyorum,yeni birşeyler görmek ve yapmak onu heyecanlandırıyor,bizim evde ben hiçbir dolap kapağını kilitlemedim,ona zarar verecek olan her türlü eşyayı yeniden düzenledim,bazı hayırlarımız vardı yürümeye başladığında söylenen şimdi de geçerli onlara asla dokunmuyor eli gitsede anlatınca rica ettiğimi söyleyip geri çekiyor,merak duygusu için ilk zamanlar ona göstermiştim şimdi ise hiç oralı bile değil...neyse ki :)
Genel anlamda sakinlik hakim..mesela hırçın bir kızım yok belkide bu yüzden biraz daha rahat geçiriyoruz zamanı,elbet HAYIR kelimesini çok fazla yerde kullanmadığımdandır,bunun onu daha inatçı yapacağını bildiğimden temkinli davranıyorum.
Zaten ben anne olduğumdan beri sinirlerimi aldırmış gibi yaşıyorum ne mutlu değil mi? eskiden ben daha snirliydim sanki,ani tepkilerim olurdu mesela ama şimdi tamamen rahatlık içinde dingin yaşıyor gidiyorum,benim çocuğum olmalıymış belli ki :)
Neyse alışkanlıklar kazandırma dönemine de madem girmiş bulunuyoruz artık önce yaptığımız her iyi davranışın tekrar sıklığını arttırma zamanı da gelmiştir!
Daha doğrusu bunun; ben ne yapıyorsam benim karşımda ki aynam...en iyisi doğru model olabilmek..
Şimdiye kadar yapabildiğimin en iyisini yapmaya çalıştım bundan sonrada onun için en iyisini yapmaya çalışacağım,bu önemli..çünkü kaygıyla yaşamak istemiyorum.
Ah mildam kumlarla oynamaya bayılır,hayvanlara bayılır,herşeyi eve çağırıyoruz,balkondan sesler vızır vızır ,,-geee -geee birde el uzatıp bay baylar falan..
Bu ay bizi en çok şaşırtan şey babanla aramıza girip minik kollarınla ikimizin boynuna sarılıp birleştirmen oldu ve bunu zaman zaman yapıyor,arada yanaklarımıza yada kolumuza bir öpücük kondurup gidiyorsun..
E daha neler neler şimdi yazamıyorsun da bazen ama bizi hep şaşırtıyorsun,şaşkınlıkla bakıyoruz sana bazen:)
Seni çok seviyoruz biz bebeğim,daha yazacaklarım var elbet ama başka başlıklar altında görüşmek üzere..biz sevgiyle büyümeye devam ediyoruz..
şimdi bizi okuyup,gülümseyen dostlara sevgiler bizden:)

24 Ekim 2013 Perşembe

AKTIVITE :)

Kızım büyüyor,büyürken gelişimini destekleyen , hayal gücünü genişleten ,yaratıcılığı tamamen ona bırakıp anne olarak sadece rehber görevi gören aktiviteler gerek,tabiki gelişimine uygun, başarabileceği,başaramayacağı oyunlara girmeden keza özerkliğe karşı kuşku ve utanç duygusunun içinde bulur kendini çocuk, neyse gelişimine uygun oyun ve oyuncak seçimi çok önemli 
Şimdilerde evdeyim. Kızımla vakit geçirirken günün belli saatlerini daha çok öğretici, eğitici etkinliklerine ayırıyorum. Bunlardan birkaçını paylaşayım istedim ( bebeğim sende çocuğuna uygularsın belki kimbilir ? )
Boş bir karton kutunun üzerini yeşil karton ile kapladım (çim yaptık) çok resimlememişim nedense ama taş, yaprak ,dal,doğadan ne bulursan üzerine koyarak renklendirdim.hayvanlarına bahçe yaptık. Hemen hemen tüm hayvanları tanıyor ve seslerini çıkarttığından epeyce onlara mama verdi, su içirdi, yürüttü falan :)

Sonra bu kullanımdan yola çıkarak benimde pinterestte gördüğüm değişik kapaklı şişeleri kesip koli bantıyla üzerine yapıştırdım. Ilk önce yerinden sökmeye kalkışsada tüm şişelerin ne amaçla kullanıldığını anlattım sonra birinin kapağını kendim açtım ve ardından beklenen davranış geldi. Herbirini defalarca açıp kapadı:). Işin dezavantajı dolabı her açtığımda kapakları açmaya çalışması oldu ama olsun :)
Tüm bunlardan sonra ki onu fotoğraflamayı unutmuşum:( bu kolinin üzerindekileri söktükten sonra 3. Bir etkinlik daha yaptık. Yeşil kartonun üzerine minik minik delikler açtım bir kâseye nohut koydum. Ne yapacağını göstermeden o zaten yaptı. Herbirini farklı deliklerden içine attı. Kutunun diğer yanıda kapalı olduğundan nohutlar içeride kaldı tabi:( ters çevirip o deliklerden nohutları düşürmeye çalıştık :) inanın bu daha zevkliydi:) hadi kar yağsın mı diyerek. Yağmasını bekledik
Eğer bir oyun etkinlik kuruyorsan çocuğunu en iyi sen biliyorsun en çok neyi tekrar ettiğini gözeterek oyun daha da çeşitlendirilebilir.
Mildam yakında 18 aylık olucak . Gelişimi ile ilgili yazımı yazacağım. Be nedense kışın daha çok yazıyorum, bloğumu daha çok seviyorum :) 
Sevgiyle kalın :)

25 Eylül 2013 Çarşamba

ANTiBİYOTİK ALERJİSİ

Kötü şeyleri yazmak ne zor!
Çok ağır geliyor ama çocuğun varsa yaşayacaksın,basite hafife hiç almayacaksın! Boğaz enfeksiyonu geçirdiğimiz haftayı takiben ateşsiz günlere geçtik,geçtik geçmesine ama penisilin tedavisi ardından antibiyotik şurupla devam ettik çünkü Boğaz'da hafif kızarıklık devam ediyordu.
Birden önce yüzünde yanağında başlayan sivilce gibi kabarıklıklar oluştu,ertesi günü 6.hastalık benzeri tüm vücuda yayılan kırmızı lekeler? Doktorumuza göre evet tamda 6. Hastalık.aynı günün akşamı geç saatlerde vucüt gitgide kabarıyor siğil şeklini alıyordu. Vakit kaybetmeden acile gittik,doktor bunun antibiyotik alerjisi olabileceğini söyledi ve şurubu hemen kesti,yanında alerji şurubunu ekledi,- Kullanın tekrar bakalım. Dedi.
Ertesi günü artık 3.günümüz ve o siğiller geniş tabakalar halinde vücuda yayıldı.yüzde kısmen,avuç içleri,ayak tabanları ,sırt,göğüs ve kulak arkaları birazcık ...
Bunun için yapacak bişey yok! Çok fazla kaşınmıyor ama huzursuz,ateş hiç yok,oldukça enerjik ,iştahı yerinde! Sadece geceleri beni istiyor ve huzursuz mıkırdanmalar ..gündüz ılık banyo, gece kaç olursa olsun kaşınıyor ihtimalini düşünüp yine ılık banyo! Evet rahatlıyor ve uyuyor.. 4 ve 5.günlerimizi böyle hiçbir hafifleme olmadan geçirdik.6. Günümüzde tekrar doktor kontrolüne gittik,birkaç alerji şurubu daha önerdi,şimdi kullanıyoruz onları ve bugün 8.günümüz. Artık sönmeye yüz tuttular önce rengi değişiyor kolları hala hafif kırmızı ama henüz döküntü şeklinde değil,   Doktorumuz bunun 10-14 gün sürebileceğini söyledi,şimdi hızla iyileşiyor evet ama bu çok sıkıntılı ve zorlu bir süreç.
O kadar antibiyotik kullanımına karşın vücudun bu reaksiyonu göstermesi kaçınılmazdı belki ama bir yerde her ne kadar istemesekte mecbur kalıyoruz bu tedaviye maalesef, eğer kullanmayı reddetseydik boğaz enfeksiyonu hafife alınacak bişey değil daha kötü sonuçlarla karşılaşabilirdik belki ! Şimdi artık neye alerjisi olduğunu biliyoruz ve buna göre adım atacağız, sonraki adım olarak yapacaklarımız başka uzman bir hekime daha götürmek, iyi bir dermotolog bulmak ve bir alerji testi yaptırmak .. Bunlar için araştırma yapacağım elbet, ne diyelim önce SAĞLIK olsun.
Üzülmemek için ihmal etmeyin..
Sevgiyle kalın :) 
(16 aylık milda )
Resimleri aşama aşama paylaştım :(

18 Eylül 2013 Çarşamba

HASTA OLUVERDİK ANSIZIN...

Geçen haftaydı, önce burun akıntısıyla başladı,biraz üşütünce genelde akar burnu ve kısa zaman sonra geçer.geçmedi üstüne gece huzursuzluk ağlayarak uyanmalar ve salya akması da eklenince dedim diş geliyor,kontrol ettim evet köpek dişleri geliyor, fakat iki gün sonra sabah ateşle uyandık,gün boyu iştah azaldı ve rahatsızlık veren ağız kokusu:( akşamı ettik fakat ateş aralıklarla devam ettiğinden acile gittik hemen,(çandarlı-Aliağa) ateş düşürme çabaları malüm soğuk oda-calpol ? Evet düştü ama bu kez boğazlarından şüphelenip doktordan kontrol etmesini rica ettim, ve durum enfeksiyon .ne yapacağımı şaşırdım elbet,elim ayağıma dolandı,hiç ihmale gelmemesi gereken durum:) sabahı bile bekleyemezdim bunun için, babamız da hemen izmirden gelip bizi aldi ve çocuk hast. Geldik ,yine bir kontrol ve sonuç sabah akşam antibiyotik iğne,küçücük bedeni neler yaşayacaktı bundan haberi yoktu:( 
Anne baba olmanın mutluluğunu yaşadığımız gün, işte insanı sonraları çok imtihanlar geçireceğimiz o sorumluluk duygusunu da biz çoktan hissetmiştik. Daha doğarken garip bir sorumluluk, sahipleniş,korku ve her neyse o duygular çoktan sarmıştı bizi..
Bütün hafta iğnenin de etkisiyle inip çıkan ateşle boğuştuk resmen,burun tıkalı nefes alamıyor, iştah zaten yok! Üstüne balgam var sürekli salya akıtıyor,dönüşümlü olarak kullandığımız ilaçları saymayayım! Ama mecbursun kullanmaya,bir yandan dişi çıkıyor, boğazlar enfeksiyon,yemiyor!ağrı kesici ateş düşürücü şuruplar, vücut direnci azaldığından en azından çabuk toparlansın diye vitamin takviyesi..
Tüm bunlar olurken o minik bedeninde kocaman dertle boğusurken,çaresiz kalmak herhalde anne için en büyük çıkmaz ! Güçlü olman lazım soğukkanlı, öyle hissetmeli ki güç alsın bebeğin:) zordu ama başardık:) başardık çünkü babasının bizimle birlikte sabahları etmesi,hep yardımcı oluşu bize en büyük destekti.şimdi iyiyiz antibiyotik kullanmaya şurupla devam ediyoruz çünkü bugünkü kontrolde Boğaz'da ki kızarıklık devam ediyor,en azından gece daha rahat uyuyoruz ve artık yiyebiliyor:)
Elbet daha çok tanışacağız bu virüslerle ama tek duam bu herkes için kimseye Allah tedavisi mümkün olmayan rahatsızlıklar yaşatmasın!